Şair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2021 Cumartesi

Orhan Veli Bütün Şiirleri

 Bendeki kitap Adam Yayınları 13. baskı. Yıllardır kitaplığımda kolayca uzanıp alacağım, yani kitaplığımın en uğrak yerindedir Orhan Veli'nin Bütün Şiirleri. Sık sık alır okurum ezberlemediklerimi. Orhan Veli otuz altı yıl yaşamış bir şair,  ancak ben bu kadar güzel şiir yazan bir insanın bu ömür süresinin çok daha fazlasını yaşadığını düşünüyorum. Bir şair öldü dediklerinde ''Hiç şair ölür mü?'' derim mutlaka. Şair ve yarattığı duygular hiç ölmez. Kuşaktan kuşağa devam eder şairin yarattığı duygu dünyası. O dünyada şairler ölmez. Evet ben insanların ruhlarını şiirle beslemeleri gerektiğini düşünürüm. Bu yüzden de şiir kitapları kütüphanemde ve masamda çok kolay ulaşabileceğim yerde olur. Orhan Veli'nin bütün şiirlerinin olduğu bu kitapta aynı zamanda öldüğünde bir parça kağıda yazılmış son şiiri de var. Bu kağıdı diş fırçasına sardığı için bazı yeleri okunamıyor. Başucunuzda olsun bu kitap derim. Şiirli günler...

BİRDENBİRE

Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.

Birdenbire,
Birdenbire;
Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar...
Aşk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire.

28 Şubat 2015 Cumartesi

Neyzen Tevfik Hayatı ve Şiirleri

Cumhuriyet sonrası ney ve hiciv üstadı olarak bilinen Neyzen Tevfik, Bodrum'da doğmuş. Kolaylı soyadı baba yurdu Bafra'nın Kolay kasabasından geliyor. İlkokulu Bodrum'da okuyan Tevfik ilk farsça eğitimini babasından alıyor. Şiir söyleme yeteneğini geliştirmek için Mehmet Akif'ten dersler alıyor.1908 yılında Mısır'a giderek orada ney çalarak hayatını kazanıyor. Sık sık sinir buhranları geçiren Tevfik, ömrü boyunca hiçbir kayıt ve şarta bağlı kalmaksızın gönlünce yaşıyor. 1953'te Beşiktaş'ın saman iskelesinde son nefesini veriyor.
 
 
Neyzen Tevfik yedi yaşlarında bir yaz gecesi akşam bir dervişin üflediği neyden çok etkilenmiş ve kendinden geçmiş. Neyzen, işte bu sesin kendisini derbeder, ne istediği, ne aradığı bilinmez, bazen Eflatun kadar akıllı, çoğu zaman da tımarhaneye yatacak kadar bedmest yaptığını söyler. Bir gün okuldan babasıyla eve dönerken Urla'da davul zurna sesleri duyar ve babasının elinden çekerek oraya gider. Orada mızrakların ucunda başları görünce titremeye başlar. Çok korkan Neyzen'i babası bir demirci dükkanına sokar. İşte Neyzen kendi ifadesiyle akıl çivisinin bir tanesinin bu dükkanda düştüğünü söyler. Bu yaşadıklarından sonra Neyzen, sara nöbetleri geçirmektedir. Neyzen Prof.Dr. Mazhar Osman'ın bulunduğu akıl hastanesinde Fikret Mualla ile altı ay kadar aynı odada tedavi görür. Mısırda yedi yıl kalır. Orada Mısır asilzadeleriyle, münevverleriyle ve memleketten oraya kaçmış Türklerle  arkadaşlık yaptığı gibi en azılı sabıkalılarla da ahbaplık etmektedir. İstanbul'a dönen Neyzen kitabın bir yerinde, Mehmet Akif'in kendisine çok rehberlik ettiğini belirterek, Akif sakal koyvermiş ve içkiyi bırakmış. Bu şairin meslek ve mezhep değişimi miydi? Bunu da sonradan öğrenecektim şeklinde aktarmış. Ayrıca Mısır yıllarını anlatırken, Mehmet Akif'in sabah erken kalkar Kuran tercümesine başlardı. Bu tercüme bir yobazın elinde kalmıştır, beyanı çok ilginç.
Daha fazlasını ve şiirlerini okumanız dileğiyle...

19 Şubat 2015 Perşembe

Akif Dede

Bugünkü paylaşacağım kitap, Nesil yayınlarından Vehbi Vakkasoğlu'nun yazdığı Asım'ın Nesli Onu Çok Seviyor Akif Dede.


 

Yazar, önce Mehmet Akif'in anne ve babasını tanıtıyor. Kökü Buhara'dan gelen anne ile Arnavutluk'tan gelen baba İstanbul'da evleniyorlar. İstanbul böyle bir kış günü yaşarken Fatih'te Sarıgüzel semtinde baba İpekli Tahir Efendi'yle anne Emine Şerife Hanım'ın ilk evladı dünyaya geliyor. Ona babası, Ebced hesabıyla doğum gününü gösteren Ragıyf ismini veriyor. Pek söylenemeyen isim Akif olarak söyleniyor. Mehmet Akif'in ilkokul yılarında oldukça yaramaz olduğu belirtilmiş. Baba Tahir Efendi çocuklarını kendi yıkıyor, Kızı Nuriye'nin saçlarını bile kendi tarıyor, karınlarını doyuruyor, onlar okula gidince de evin temizliğiyle uğraşıyor. Bundan dolayı kendisine Temiz Tahir Efendi diyorlar.
Yazarın aktardığı bir başka anekdot çok ilgimi çekti doğrusu. Komşuları Baise hanım masal anlatırken uyuya kalıyor. Akif bu duruma öfkelenerek mangalda bir ceviz kızdırıp kadının eline yapıştırıyor.
Mehmet Akif 15 yaşındayken babası vefat ediyor.
Mülkiye İdadisi'ne gidiyor. Fakat bazılarının giyimiyle alay etmelerinden okulu bırakıyor.
Halkalı' da veterinerlik okulunda okuyor. Trene verecek parası olmadığı için okula yürüyerek gidip gelirdi.
Mehmet Akif Osman pehlivandan güreş dersleri aldı. İstanbul yakınlarındaki köy düğünlerinde güreşerek eğitin hayatını yürütecek parayı kazanmaya başladı.
Muhalefet lideri gibi görünen Trabzon millet vekili Ali Şükrü Bey'in öldürülmesi onu çok etkiledi. Mehmet 1923 Ekim'inde Mısır'a gitti. Mısır'da az eser verdi. Kur'an mealine yoğunlaştı. Mısır'da ilk yılı Abbas Hilmi Paşa'ya ait bir köşkte geçirdi. Daha sonra ailesi de gelince Hilvan'da bir ev kiraladı. Mehmet Akif yurda döndükten kısa bir süre sonra da vefat etti.