21 Şubat 2015 Cumartesi

Geçenlerde Ne Okudum?

Anı ve biyografi türü kitapları okumayı seviyorum. Çok ilginç bilgilerle karşılaşıyorsunuz. Geçenlerde Altın Kitaplardan 2003 baskısı Vural Öger'in Benim Almanyam Benim Türkiyem kitabı geçti elime. Hemen bir çırpıda okuyuverdim. Okuma alışkanlığımın ihtiyacı, en çok satan kitapları tüketmek olmadığı için sizlerle buradan farklı kitaplar paylaşacağım.
 

Vural Öger 1960 yılında mühendis olmak için Almanya'ya gidiyor. Kendisi o yıllarda günün birinde Federal Almanya Cumhuriyeti vatandaşı olacağımı rüyamda görsem inanmazdım diyor.
Sayın Öger, rüyamda görsem inanmazdım demek ne demek? Yani Türk vatandaşlığına tercih edilecek bir durum gibi algılanabiliyor. Yalnız Vural Öger bir vurgu yapmış. Karısı Kerstin, kızları Nina, Aliye ve Erol'un kendilerine özgü bir biçimde her iki ülkeye ve insanlarına bağlı olduklarını belirtmiş. Annesinin büyükbabası Osmanlı ordusunda generalmiş. Büyük teyzesi 1923'te Vahdettin İstanbul'u terk ettiğinde Bostancı'da bir köşkte oturmaktaymış ve evde hala Osmanlı düzeni devam etmekteymiş. Annesinin anlattıkları Öger'de Atatürk'ün Türkiye'yi yeni çağa taşıma uğruna sertlikle reddettiği kültüre de saygı ve yakınlık duymasını sağlamış.
Babasının kökleri kısmen Balkanlara dayanıyormuş. Babaannesinin  ailesi Selanik kenti ve civarında yaşamış.1912 yılında Balkan Harbiyle gelince bütün mal varlıkları orada kalıyor. Babası Hava Kuvvetlerin 'de subay. Annesi ve kendisinin, bir zamanlar Beşiktaş semtinde Rumcanın ikinci ana dil olması sebebiyle Rumca konuşmayı öğrendiklerini söylüyor. Kitap çok zengin anlatımlarla dolu.
Doktorunun Hitler baskısından kaçan Dr.Ecktein olduğunu belirterek,diğer gelenler üzerinde durmuş. Bay Samuel ile ilgili bir hikayeyi paylaşmış. Kendince Kıbrıs konusu, savaş yılları ile ilgili düşüncelerini paylaşmış. Çok uzatmayacağım okuyunca göreceksiniz ki Vural Öger Gurbetçilerin ihtiyaçlarını fırsata çevirmiş bir iş adamı olarak uzun uzun anlatmış hayat hikayesini. Her yere 2003 yılı itibariyle mesajını vermiş. Yalnız sayın Öger biz Türkler pek yapılan iyilikleri göstere göstere yapmayız. Bir elimizin verdiğini, diğer elimiz bilmez. Keşke deprem için yaptıklarınızı kitabınıza almasaydınız. Sayfalarca anlatmasaydınız. Yine de medyun olduk. Borçluyuz bir gün Türkiye'den bir kişide çıkar da Almanya'nın Vural Öger'i, Türkiye'nin Vural Öger'i diye bir kitap çıkarır da depremde yaptıklarınızla, ücret karşılığı gurbetçi vatandaşlarımızı Türkiye'ye taşımanızın borcunu öderiz. Saygılarımla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme