Yirmi bir yaşına kadar yaşadığı hayatı, günlüğünü, şiirlerini, bir veda bile etmeden ayrıldığı ailesini ve hepsinden önemlisi bir halka olan aidiyetini geride bırakmıştır. Artık yurtsuz ve dilsizdir. Birinci tekil şahıs anlatımıyla tekinsiz bir Sandor karakteri çizmiştir. Ben hep düşünmüşümdür acaba bu isim hangi Sandor olabilir diye. Macar ulusal şairi Sandor Petöfi mi yoksa Sandor Marai midir? Her ikisi de ihtimal dahilinde benim için. Yazarla karşılaşma fırsatım olmayacağından bunu sormam artık imkansız. Nemzeti Dal şiirinin yazan devrimci bir şair Petöfi. Yanılmıyorsam Sandor Marai 1986 gibi intihar etmiştir. Dün kitabı yazılmadan önce...Yazarın eserlerinde aklın, mantığın, kontrol ve denetiminden özgürleşme, serbest çağrışım, otomatik yazı, bilinçaltı ve rüya, çocukluğa dönüş, mutlak özgürlük ve öznellik, çılgınlık, olağanüstüye yöneliş gibi sürrealist esintileri gördüğümüz için Fransız şair Francis Ponge’yi ve George Bataille’yi anmadan geçmeyelim.
Nobokov’un Soluk Ateş’indeki gibi kitapta bir görünen konu (Tobias’ın kabus ve sanrılarla anlattığı), bir de gerçek konu (Line ile olanlar ya da Vera’nın eniştesine aşık olması) var. Sır hep sır kalır.
Lin yokken- o kusursuz kadın imgesi- zaman dündü. Lin gelince dün bugün oldu. Gelen gidince Caroline oldu. Yarın ise Yolande ve çocuklardır belki de..
.png)

