kitap aşkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap aşkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2025 Çarşamba

Görünmez Kentler-İtalo Calvino


 Postmodern anlatının güzel bir örneği olan İtalo Calvino'nun Görünmez Kentler'ini konuştuk. Görünmez Kentler bildik kentler değil, kurmaca kentler. Ütopik gezgin Marco Polo'nun Kubilay Han'a anlattığı kentler tarihi üst kurmacayı oluşturmuş. Herbiri bir kadın adını taşıyan elli beş kentten söz edilmiş. Görünmez Kentler, yaşanmaz hale gelmiş kentlerin kalbinden doğmuş bir rüya gibi Kitap mutsuz kentlerin içine gizlenmiş, sürekli biçin değiştiren ve yitip giden kentler imgesi üzerine açılıp kapanmakta. Okuyucu bir labirentte ilerlerken sanki kentin tamamını oluşturmak için bir yapbozun parçasını arıyor olacak..

20 Ocak 2025 Pazartesi

Körlük

Portekizli yazar, şair, oyun yazarı ve gazeteci, José Saramago'nun Körlük romanı onun en önemli eserlerinden biridir. Bu alegorik roman altı saatte okunabilir. Ancak karakterlerin isimsiz olup sıfatlarla yazılması ağır bir tempoda ilerlediğini düşündürebilir. Tanıtılmayan karakterlerin günün birinde ansızın "beyaz felaket" salgınına yakalanarak kör olmalarını konu eden bu kitapta tüm dünya kör olmuşken nedeni bilinmeyen bir şekilde görebilen bir kadın karakterin gözüyle görmüş oluyoruz.

 İnsanların hayatın olağan akışında teker teker görememesiyle başlayan bu hikaye, zamanla tüm toplumu esir alan bir “Körlük” salgınına dönüşüyor. Devlet salgına yakalanan "hastaları" bir akıl hastanesinde karantinaya alarak bu salgını önlemeye çalışıyor. Salgın dalga dalga tüm ülkeye yayıldıkça karantinaya alınanların sayısı artıyor ve  toplumda kaos ortamı başlıyor. Romanda toplumsal sorunlar, salgın üzerinden ele alınırken bu sorunlar eserle birlikte gün yüzüne çıkıyor. Karantina sürecindeki insanların yaşadıkları ve zaman kavramının yok oluşu oldukça çarpıcı. Toplumun  duyarsızlığını, bir salgın üzerinden ele alarak bürokrasi, militarizm, ahlaki çöküş, kaos ve böyle durumlarda ortaya çıkan çetelerle karantinadaki insanların açlıkla imtihanı ve ahlaki değerlerde erozyon çarpıcı şekilde verilmiş. "Aslında bizler bir anlamda ve hatırı sayılır şekilde gördüğünü zanneden körler miyiz?" sormadan edemiyor insan. 


Roman 17 farklı bölümden oluşmuştur. Kitap, İlk körün ışıklarda beklerken ansızın kör olmasıyla başlıyor. 

Kitabı okuyan herkes belki ki kısa süreliğine de olsa gözlerini kapatıp körlüğü sorguluyor. 


Kitabın asıl olayı aslında biz insanlara kendimizi sorgulatmakta yatıyor. Kahramanların isimsiz olması kitabın ayrı bir özelliği. İsimler tamlamalarla verilmiş. İlk kör olan adam, ilk kör olan adamın karısı, ilk kör adamın arabasını çalan adam, ilk kör adamın gittiği doktor, tek gözü bantlı adam, doktorun karısı şeklinde uzayıp giden isimler kitabın kelime sayısını oldukça arttırmış.
Keyifli okumalar...

10 Mart 2021 Çarşamba

Kuyucaklı Yusuf

 Kaymakam tarafından evlatlık olarak alınan Yusuf, ona babalık yapan kaymakamın kızı Muazzez ile birlikte büyür. Kuyucaklı Yusuf eseri, köy ve kasabalarda yaşanan dramları, köylü ve devlet yöneticilerini, kasabalı zenginler ile yoksullar arasındaki çatışmaları anlatır. Kitapta zenginlerin, ağaların, yönetenlerin ve güç sahiplerinin halkı ezen, küçük düşüren onları hiçe sayan tutumları dile getirilmiştir. Muazzez'e karşı duygular besleyen Yusuf’un Muazzez’i korumak için yaptıkları akıcı bir dille anlatılmıştır. İyi okumalar…

Uçurtma Avcısı

Uçurtma Avcısı; değerleri, insanlar arası ilişkileri, mücadeleleri, savaşı, şiddeti ve bunların çocuklar üzerinde etkisini anlatmaktadır. Kitapta şiddet ve korkunun bir ülkeyi geçmişten geleceğe nasıl değiştirebileceği çarpıcı bir şekilde işlenmiş. Yazar Khaled Hosseini ülkesi Afganistan’ın savaş öncesi ve savaş sonrası yaşamını anlatırken sık sık ironilere başvurmuştur. Çok akıcı bir anlatımı var. Keyifli okumalar...

Şeker Portakalı

 

Şeker Portakalı bir çocuk kitabı olarak bilinse de hepimizin yüreğine dokunan, içimizdeki çocuğa seslenen bir eserdir. Brezilyalı ünlü yazar Jos Mauro de Vasconcelos, esrinde  5 yaşındaki Zeze isimli bir çocuğun acı hikayesini anlatır. Yoksul bir ailenin çocuklarından biri olan Zeze,  yaşıtlarına göre zeki ve hayal gücü çok gelişmiş bir çocuktur. Zeze’nin en iyi arkadaşı bir şeker portakalı fidanıdır. Zeze onunla konuşur ve tüm gün yaptıklarını ona anlatır. Zeze  Portekizli’yi babası gibi görür. Çok yaramaz olan Zeze, yine yaptığı bir yaramazlık  sonucu ablasından ve babasından çok kötü dayak yer. Bunun üzerine intihar etme kararı alır. Portekizli onu bu kararından vazgeçirir.  Portekizli’nin talihsiz ölümü   Zeze’yi yaşamdan koparır. Kendi içinde bir büyüme ve olgunlaşma süreci yaşar. Kitap, sevgisiz yetişen çocuğun hayat karşısında nasıl çaresiz kaldığını, yanlışlara düştüğünü ustaca anlatır. Oldukça akıcı ve sade bir dille yazılmış Şeker Portakalı’nı bir solukta okuyacaksınız. Keyifli okumalar…

Köpek Kalbi

 1930’a doğru yapıtlarının yayınlanması fiilen yasaklanan Bulgakov, bu eserinde Bolşevik Devrimi'nin yarattığı toplumsal yaşamı hicvederken, değişimin zorluğunu, toplumsal bozulma kavramını, yeni bir insan yaratma idealini, iyi ve kötü olmanın anlamını, teatral bir anlatım ve çarpıcı bir bilim kurguyla ortaya koymuş. Rus Devrimi'nin, işçi sınıfında yarattığı değişimin kendi sahip oldukları üzerine etkisinden dolayı oldukça bu durumu yerden yere vuran anlatımlara başvurmuş. Devrimin arka planına vurgular yaparken köpekteki değişimi mizahi bir şekilde kurgulamış. Beğeneceğinizi düşünerekten iyi okumalar diliyorum.

Nohut Oda

 Melisa Kesmez'in 2019 Sait Faik Abasıyanık Hikaye Armağanı aldığı beş öyküden oluşan ''Nohut Oda'' kitabı eski bir sözü ''Nohut Oda, Bakla Sofayı'' hatırlattı bana. İlk öykü ayrılık üzerine yazılmış. Gidenlerden sonra kalanların, yaşadıklarının ve anılarının ağırlığı ile biraz depresif bir şekilde olmakla birlikte mekansal kurguların çok fazla anlatımı boğduğunu düşündüm. Kurgular iyi ancak kurgusal mekanların üzerindeki anlatımın yoğunluğu, olay örgüsünde bir soğukluğa neden olmuş, olaylar ikincil duruma düşmüş sanki. İkinci öyküdeki mekan anlatımları sanki bir eskici dükkanından bir fotoğrafa bakılmışta yazılmış gibiydi. Diğer öykülerde ise anne ve baba kayıpları, özlemleri, kırgınlıkları yine depresif bir anlatımla verilmiş. Biraz hüzün, bazen özgürlük, yerine koyma vb. duygular... İyi okumalar...

Ulduz ve Kargalar

 Samed Behrengi’nin çocuklara için yazdığı harika bir kitap. Üvey annenin kötülüğü, Yaşar’ın annesinin iyiliği, Ulduz'un karga yavrusuna bakması, çok güzel anlatılmış. İyi ile kötünün mücadelesinde kazanan tarafın iyilik olması ve ruh güzelliğinin önemli olduğu öğretisi harika verilmiş. Camdan dışarıyı izlerken yanına bir karga yaklaşan Ulduz, bu çirkin kargayla sohbete başlar. Ulduz Türkçe'de ''Yıldız'' demektir. Ulduz ve kargaları şiddetle tavsiye ederim hem çocuklara hem de çocuğu önemli bulan insanlara... İyi okumalar...

Kürk Mantolu Madonna

 Kürk Mantolu Madonna romanı, 1900’lerin hemen başında sanayici babası tarafından Almanya’ya gönderilen Raif adlı gencin, orada aşkı bulması ancak bir süre sonra kaybetmesi ve geri kalan ömrünü yitirilmiş bu aşkın acısıyla sürdürmek zorunda kalmasını anlatmaktadır. Raif Efendi ülkesine dönüp çalışmaya başlar. Raif Efendi hem kendisine hem hayata

küskün yaşar. Vicdan azabını bastırmak isteyen Raif Efendi, bir günlük tutmuş ve günlüğü beklenmedik bir şekilde arkadaş olduğu romanı da anlatan kişinin eline geçmiştir. Roman, bu
günlüğün okunmaya başlaması ile aşkın bulunup kaybedilmesi üzerine kurulmuştur. Keyifli okumalar...

Küçük Prens

 Küçük Prens, metin ve bu metinleri zenginleştiren resimlerin de yer aldığı yirmi yedi bölümden oluşmuştur. Bu bölümlerde anlatılan olaylar, ilişkiler, düşünceler kitabın dostluk yoluyla yalnızlığın yenilmesi temasını taşımaktadır. İçe dönüklük ve yalnızlığa karşın sevgi, dostluk ve mutluluk... Bu ana tema, sorumluluk, yararlılık, kendine ve doğaya özen göstermek, güzellik ve gizil olmak gibi yardımcı temalarla pekiştirilmiştir. Küçük Prensin gezdiği altı gezegende yetişkin yaşam biçimleri eleştirilmiştir. Hem çocukların hem de yetişkinlerin zevkle okuyacağı bu kitap, yaşam hayat felsefesi hakkında bize çok şey söylemektedir. Keyifli okumalar...

Satranç

 Stefan Zweig'ın ölmeden önce yazdığı eser olan Satranç, farklı bir dünyanın kapılarını aralıyor bizlere. Oldukça etkileyici...Satranç, Stefan Zweig'ın dünyaya vedasıdır sanki. Kitaptaki olaylar New York'tan Buenos Aires'e giden bir gemide geçmektedir. Dünya şampiyonuyla Dr.B. aynı gemide karşılaşır. Dr. B daha önce içeride hiç bir şeyin olmadığı bir odaya hapsedilmiştir. Orada bulduğu kitaptan bütün hamleleri ezberleyen Dr. B. şampiyonla karşılaşır. İlk oyunda yenen Dr. B ikinci oyunda yenilir. Keyifli okumalar...

Metamorfoz

 

Kafka bu eserinde, sanayi devrimi ve miras bıraktığı kapitalist sistemin o dönemin şartlarına göre  toplum ve birey üzerinde bıraktığı etkiyi konu almıştır. Gregor Samsa’nın yaşamı, ağır çalışma şartlarından çekilmez olunca, Samsa bir sabah böceğe dönüşür. Bir böcek olarak hayatına devam eden, bu süreçte odasına kilitli bir şekilde ailesiyle yaşayan Samsa’ya  tek destek kız kardeşi Grete’den gelmektedir. Zamanla kız kardeşinin ilgisi de kaybolur. Samsa’nın ölmesine rağmen aile hayatına devan eder. İyi okumalar…

6 Mart 2021 Cumartesi

Tuncay Terzihanesi

 Sunay Akın'ın Tuncay Terzihanesi kitabı deneme türünde yazılmış. Kırk altı deneme var ve ilk deneme yazarın annesi ve babasını konu almış.

 (...) Trabzon'un en ünlü terzilerindendi Tuncay Bey... Dükkânının rafları aldığı siparişlerin kumaşlarıyla doluydu. Genç adam modayı takip eden, yenilikçi biri olduğu için onun diktiği bir elbiseye sahip olmak isteyenler, araya hatırı sayılan insanları koyarlardı: "Şu bizim komşunun mantosunu bir zahmet sıkıştırıver!.."

Bir sonraki deneme Noel Baba ile Nasrettin Hoca üzerinedir. Noel Baba'nın bir şiirden doğması ve çocuklara oyuncak dağıtması, haftada iki kez pazara giden Nasrettin Hoca'nın parayla düdük getirmesi hoş ve mizahi bir şekilde karşılaştırılmıştır. Tün denemeleri burada tahlil edersek olmaz,  okumanın tadı kaçar.

Çok akıcı, mizah dolu bir üslupla yazmış Sunay Akın. Kitabı bir çırpıda okuyup bitiriyorsunuz. Ara vermeksizin okumak istiyorsunuz. Her deneme şeker tadında...İyi okumalar...

13 Şubat 2015 Cuma

İnsan Okudukça...

Okudukça anlar  insan, insan olmanın değerini,
Okudukça hiçliğe doğru bir yolculuğa çıkar sanki,
Yelkenlerin her biri bir kitap olur,
Rüzgarındır kitap,
Deryaya yol almaya çalıştıkça,
Daha çok, daha çok okumak istersin,
Kitap, Sireneler gibi şarkı söyleyip çağırır seni her defasında,
Kimine kanar kimine kanmazsın.
Dokunmadığında eksikliğini hissetmiyorsan,
Hele de bardağındaki suya baktığın gibi bakamıyorsan ona,
Bırak okuma.