macaredebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
macaredebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2025 Salı

LİN GELİNCE DÜN BUGÜN OLDU

Dün romanı bir şiirle başlıyor. Yazar daha girişte çocukluğuna ve geçmişe duyduğunu özlemini yansıtan bu dizelerle okuyucuyu karşılıyor. Agoto Kristof'un en otobiyografik eserim dediği romanı genellikle insan ruhunun derinliklerine inen temalarla doludur. "Sır ve aşk" teması, eserlerinde karakterlerin gizli arzularını ve karmaşık ilişkilerini keşfederken, okuyucuyu insan doğasının karanlık köşelerine götürür. Göç, dil ve aidiyet konuları ise Kristof'un kendi hayatından izler taşır; zira kendisi Macaristan'dan İsviçre'ye göç etmiş ve bu süreçte anadilinden koparak yeni bir dilde yazmayı öğrenmiştir. Bu durum, eserlerinde yabancılaşma ve kimlik arayışı temalarını güçlü bir şekilde işler. Özgürlük ve güç ise, Kristof'un karakterlerinin sıkça karşılaştığı ahlaki ve kişisel mücadeleler aracılığıyla işlenir. Onun yazıları, okuyuculara özgürlüğün ve gücün karmaşıklığını sorgulama fırsatı sunar, bireyin içsel çatışmalarını derin bir şekilde ele alır.
Yazar çocukken Dosteyevski'nin kitaplarını çok sevdiğini söylemiştir. Bu sevginin izini Üçleme kitabında ikizlerin tıpkı Karamazov Kardeşler romanındaki Smerdyakov gibi kediyi asmalarında görebiliriz. Margeret Duras ile birlikte anılmak istemeyen Kristof, Knut Hamsun’ı sevdiğini söylemiştir. Thomas Bernhard, Beckett ve Kafka ile karşılaştırılmıştır. Bir röportajında Bernard’ı sevdiğini belirtmiştir.
Kristof eşi ve çocuğuyla birlikte Avusturya’ya kaçmışlardır. 27 Kasım 1956 tarihinde sınırı geçtiklerinde ülkemizde yayımlanan Dünya gazetesinin manşetinde  “Budapeşte’de Kıtlık,Yağma ve Dehşet Var” yazılmış.

Yirmi bir yaşına kadar yaşadığı hayatı, günlüğünü, şiirlerini, bir veda bile etmeden ayrıldığı ailesini ve hepsinden önemlisi bir halka olan aidiyetini geride bırakmıştır. Artık yurtsuz ve dilsizdir. Birinci tekil şahıs anlatımıyla tekinsiz bir Sandor karakteri çizmiştir. Ben hep düşünmüşümdür acaba bu isim hangi Sandor olabilir diye. Macar ulusal şairi Sandor Petöfi mi yoksa Sandor Marai midir? Her ikisi de ihtimal dahilinde benim için. Yazarla karşılaşma fırsatım olmayacağından bunu sormam artık imkansız. Nemzeti Dal şiirinin yazan devrimci bir şair Petöfi. Yanılmıyorsam Sandor Marai 1986 gibi intihar etmiştir. Dün kitabı yazılmadan önce...Yazarın eserlerinde aklın, mantığın, kontrol ve denetiminden özgürleşme, serbest çağrışım, otomatik yazı, bilinçaltı ve rüya, çocukluğa dönüş, mutlak özgürlük ve öznellik, çılgınlık, olağanüstüye yöneliş gibi sürrealist esintileri gördüğümüz için Fransız şair Francis Ponge’yi ve George Bataille’yi anmadan geçmeyelim.

Nobokov’un Soluk Ateş’indeki gibi kitapta bir görünen konu (Tobias’ın kabus ve sanrılarla anlattığı), bir de gerçek konu (Line ile olanlar ya da Vera’nın eniştesine aşık olması) var. Sır hep sır kalır.

Lin yokken- o kusursuz kadın imgesi- zaman dündü. Lin gelince dün bugün oldu. Gelen gidince Caroline oldu. Yarın ise Yolande ve çocuklardır belki de..